Konferanslar

  • Konferans Adı: Türkiye Deniz Bilimleri Konferansı
  • Tarih: 31 Mayıs – 3 Haziran / 2016
  • Yer: Orta Doğu Teknik Üniversitesi (METU) / Ankara-Türkiye

DMAD, Türkiye Deniz Bilimleri Konferansı’ndaydı! Geçtiğimiz hafta 2. Türkiye Deniz Bilimleri Konferansı ________(http://www.denizbilimlerikonferansi2016.com/) Orta Doğu Teknik Üniversitesi Deniz Bilimleri Enstitüsü ve İnşaat Mühendisliği Bölümü ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Türkiye ve dünyanın bir çok yerinden bilim insanı ile devlet ve özel sektör temsilcleri iki günlüğüne bir araya geldiler ve deniz bilimleriyle ilgili birçok konudaki araştırmalarını diğer katılımcılarla paylaşıp, bilgi alışverişinde bulundular.

DMAD ekibinden Aylin, Ersin, Doğa ve Ayça bu seneki konferansa katıldılar. Aylin, DMAD’ın Türkiye sularında bulunan yunus türlerinden biri olan afalinalar hakkındaki çalışmalarını “Levantin Denizi’nin Türkiye kıyılarında afalina (Tursiops truncatus) birey tanımlanması,yerleşiklik durumları ve yaşam alanları” başlıklı sunumunda anlattı. Konferansın her iki yılda bir tekrarlanmasına karar verildi. 2018 yılında olacak bir sonraki konferansa da katılmayı ve Türkiye denizleri hakkındaki bilgilere katkıda bulunmaya devam etmeyi umuyoruz.

 

 


 

  • Konferans Adı: “Doğa Sınır Tanımaz” Rufford Konferansı
  • Tarih: 21-22 Mart / 2016
  • Yer: Banja Luka, Bosna-Hersek

2015 yılında başladığımız “Fethiye-Göcek ÖÇK Türkiye’de Cetacean (yunus) Koruması İçin Eğitim ve Araştırmanın Birleştirilmesi” projemizi finanse eden Rufford Foundation, 21-22 Mart 2016 tarihlerinde Bosna Herseğin Banja Luka bölgesinde “The Rufford Small Grants” konferansını organize etti. “Doğa sınır tanımaz” teması ile başlayan ve DMAD olarak katıldığımız konferansta, bizimle birlikte 7 ülkeden (Bosna Hersek, Karadağ, Sırbistan, Kosova, Makedonya, Arnavutluk ve Türkiye) 85’in üzerinde doğa koruma projesi temsilcisi bulunmaktaydı. Tüm katılımcıların çalışmaları ile ilgili deneyimlerini paylaştığı konferansta, biz de Fethiye-Göcek ÖÇK alanında gerçekleştirdiğimiz çalışmalara ilişkin bilgi paylaşımında bulunduk.

 


  • Konferans Adı: World Whale Conference and Whale Heritage Sites Summit
  • Tarih: 26 – 30 Ekim / 2015
  • Yer:Azor Adası, Portekiz

Azor Adasındaki Dünya Cetacean Birliği (WCA-World Cetacean Alliance) Konferansı’ndayız.

Bu Ekim’de DMAD ilk resmi uluslararası konferansına katıldı. DMAD’ın temsilcileri, Dünya Cetacean Birliği (WCA) tarafından organize edilen Dünya Balina Konferansı ve Balina Miras Alanları Zirvesi’ne katılmak için Azor Takımadalarına uçtu.

12271520_10153301802174716_1569732936_o

Ve işte sunumu yapan arkadaşımız Elizabeth Atchoi’nin ağzından WCA Konferansı:

Faial Adası’na vardığımızda hava yağmurlu ve bulutluydu ancak yine de nefes kesen bir manzara ile karşılaştık. Konferansın ilk günü katılımcılar tutsak yunus ve balinalar hakkındaki çalıştay ve sunumlara katılabilmek için, tarihi bir tiyatroda toplandı. İçlerinde Born Free Foundation (UK) ve Dolphinaria Free Europe (international)’ın da olduğu birçok organizasyon ile, yunus ve balinaların dünya genelinde gösteri veya terapi merkezi altında  tutsaklıkları hakkında tartıştık. Türkiye’nin deniz memelileri açısından oldukça zengin bir çeşitliliğe sahip olduğu fakat ne yazık ki Karadeniz’de bu merkezlerde tutsak edilmek üzere yakalanan çok sayıda birey bulunduğu hakkında görüşler ileri atıldı. Dünyanın bazı bölgelerinde azalmış olsa da diğer bölgelerinde ciddi anlamda sinyal veren  Cetacean tutsaklığı, ilgilenilmesi gereken çok büyük bir sorun olarak karşımızda durmaktadır. Şu anda sorun sadece şovlar için tutsak edilen hayvanlardan oluşmuyor (ziyaretçiler için tutsak edilen ya da tv şovları için), yanısıra birçok hayvan da maalesef terapi seansları için kullanılmakta. Tartışmalar, cetacean tutsaklığını sona erdirebilmek ve halihazırda havuzlarda bulunan hayvanlar için yapılabileceklere yönelik devam etti.  Dahası, sorununun medya aracılığı ile nasıl daha fazla duyurulabileceği ve insanların dolphinariumlara karşı olabilmesi için nasıl lobi yapılabileceği konusunda da görüş alış verişinde bulunuldu. Çalıştay, esaret altında bulunan bireylerle nasıl ilgilenilebileceği, onların yeniden doğaya salınması veya gözetim olmadan hayatta kalma yetisini kaybetmiş hayvanlara ilişkin fikirlerin tartışılması ile devam etti.

İkinci gün ise gözlemler esnasında rastlanılması oldukça zor olan Cuvier’s gagalı balinalarına yönelik sunumlarla devam etti. Cuvier’s gagalı balinalarının dağılımları, kullanılması gereken foto-kimlikleme teknikleri ve türe ait önemi alanların belirlenmesine yönelik birçok sunum yapıldı. Biz ise sunumumuzda gerçekleştirdiğimiz Cuvier’s gagalı balina gözlemlerinden bahsedip, Doğu Akdeniz’de gerçekleşen geçmiş gözlemlere ve karaya vurma verilerine yer verdik. Bu çoğrafi alanında bugüne kadar çok az veri bulunmaktadır ve Antalya Körfezi içerisindeki canlı ilk kayıtlardır. Bahsi geçen tür su yüzeyinde oldukça az vakit geçirdiği için görülmesi çok zordur.  Photo-ID ve genetik analiz anlamında meslektaşlarımız tarafından gerçekleştirlen çalışmalar, hem Akdeniz ve hem de tüm dünyada bu türlerin anlaşılması ve haritalanabilmesi için çok önem arz etmektedir. Bu muhteşem hayvanların dağılımı ve davranışları hakkında daha güncel sonuçlara ulaşabilmek için, küresel bir bilgi ağının oluşturulması konusunda fikir birliğine vardık.

Takip eden günlerde12295577_10153301801904716_1441527076_o Balina Miras Alanları Zirvesi gerçekleştirildi ve kötü hava koşulları nedeni ile Faial Adası karşısındaki Pico Adasına olan sefer ertelendiğinden, katılımcılar yeniden tiyatro binasıda toplantı ve zirve başladı. Azor adaları, kısa bir bot turuyla birçok türe ulaşabileceğiniz ve hatta kıyadan bile görebileceğiniz balina gözlem deneyimi için mükemmel bir yerdir. Bu durum,bu takım adaların, orta Atlantik Sırtında, Atlantik Okyanusunun ortasında bulunmasıyla doğrudan bağlantılıdır. Bu bölgede birçok deniz dağı ve volkanik ada bulunmaktadır ve oknanus kıyıya yakın bölgelerde dahi çok derindir.

Sonuç olarak WCA düzenlediği bu konferans oldukça verimli geçti ve balina gözlemlerinin duyarlılıkla sürdürülebilmek için uygulamaların paylaşılması gerektiği ve küresel bir bilgi ağının oluşturulacağı ile konferans sonladı.