Genel Bilgi

Dünya denizleri ve tatlı sularında cetacea ordosuna ait toplamda 85’den fazla tür bulunmaktadır (Bearzi ve diğ. 2008a, b). Akdeniz’de 20 (Notarbartolo di Sciara 2002), Türkiye’de 12 cetacea türü kayıt edilmiştir (Güçlüsoy ve diğ., 2014). İklim değişikliği, deniz kirliliği, aşırı avcılık gibi deniz ekosisteminde küresel olarak ortaya çıkan biyoçeşitlilik kaybı ve ekosistem fonksiyonlarının onarılamayacak düzeyde değişimi, maalesef ancak son yıllarda farkedilebilmiştir (Ameer 2008). Akdeniz ve Karadeniz Havzaları’nın kıyı ve deniz alanlarında yoğun ve giderek artan bir dinamikte kullanımı, ekosistem üzerinde olumsuz baskıya yol açmaktadır (European Commission, 2013). Cetacea türleri tesadüfi ağa takılma, balık stoklarının aşırı tüketimi, kirlilik, gürültü, deniz trafiği gibi tamamı antropojenik olan faktörler nedeni ile tehdit altında bulunmaktadırlar.

Değişen çevresel koşulların organizma üzerindeki negatif etkilerinin ilk ipuçları ve uyarıları, davranış verileri sayesinde farkedilir (Caro, 1999). Davranış, organizmanın çevresi ile olan ilişkisinin anlaşılmasına yardımcı olur (Anthony ve Blumstein, 2000). Antropojenik faaliyetler nedeni ile organizmanın alan kullanımında ortaya çıkan değişimler ve/veya populasyonunda meydana gelen azalışlar, davranış değişimlerinin uzun dönemli sonuçlarıdır (Caro, 1999; Anthony ve Blumstein, 2000).

Organizmanın davranışının incelenmesinin, etkin koruma stratejeleri üretilmesi açısından gereklilik arz etmesine karşın, ülkemizde yaban hayata yönelik hayvan davranışları üzerine gerçekleştirilen çalışmalar yok denecek kadar az sayıdadır.

Türkiye’deki cetacea çalışmaları yoğunlukla, tür gözlem/stok kayıtları, karaya vurma, tesadüfi ağa takılma ve pasif akustik gözleme yöneliktir.  1900’lerin başlarında yunusların genel özelliklerinden bahsedildiği gibi, yunus avcılığı ile ilgili bilgilere de yer verilmiştir (Deveciyan 1926, Tezel 1958, Tezel 1961, Toykarlı 1962, Üner 1971).

Türkiye’de sistematik cetacea gözlemlerine yönelik olarak, 1988 yılında Çelikkale tarafından yayımlanan “Karadeniz’de yaşayan yunus stoklarının belirlenmesi ve biyoekolojik özelliklerinin tespiti” çalışması dikkat çekmektedir. Cetacea çalışmaları 2000’li yıllarda hız kazanmıştır (Öztürk ve diğ. 2001a, 2001b; Tonay ve Öztürk 2003; Öztürk ve diğ. 2004; Dede ve Öztürk, 2007; Tonay ve diğ. 2008; Dede ve diğ. 2009; Öztürk ve diğ. 2009a, 2009b; Dede ve Tonay 2010; Tonay ve diğ. 2012a, 2012b; Dede ve diğ. 2013a, 2013b; Tonay ve Dede 2013; Öztürk ve diğ. 2013). Prof. Dr. Bayram Öztürk’ün önderliğinde Türkiye genelinde yunus ve balina türleri çalışılmıştır.

Cetaceanların alan mevcudiyeti, yayılımı ve alan bağlılığı hakkında batı ve merkezi Akdeniz Havzası’nda oldukça detaylı çalışmalar yer alırken, Levant Denizi’nde araştırma eforunun sayısının oldukça düşük olduğu dikkate alınmalıdır (Frantzis et al. 1999, Gannier et al. 2002, Frantzis et al. 2003, Goffman et al. 2000). Türkiye suları’ndaki geçmiş çalışmalar yoğunlukla oportunistik gözlemlerden, karaya vurma verilerinden veya tek seferlik gözlemlerden oluşmaktadır (Öztürk et al. 2013, Öztürk and Öztürk 1998, Dede et al. 2012, Öztürk et al. 2010, Öztürk et al. 2012, Ryan et al. 2013 ). Geçmiş çalışmaların ışığında Kıbrıs, Antalya ve Rodos arası yüksek cetacea mevcudiyetine sahip olup , Derin Deniz Koruma Alanı olarak Öztürk ve diğ. (2012) tarafından önerilmiştir.

Levant Denizi’nde cetacea türlerine ait mevcudiyet, yoğunluk ve yayılım paternlerinin anlaşılması ve etkin koruma çalışmalarının yürütülmesi için doğru temel bilgilerin uzun soluklu sistematik çalışmalar eşliğinde elde edilmesi şarttır.