ÇOCUKLARIMIZ YUNUSLARLA BULUŞTU

Mart ayında başladığımız Rufford Projesi kapsamında yunusları doğal ortamlarında gözlemleyebilmek, yunuslar ve denizlerin korunması hakkında önemli bilgileri aktarmak ve  yunus yaşamını tehdit eden etkenleri paylaşmak amacı ile geleceğimiz olan çocuklarla buluştuk. Aktivitemizin  çocukların ailelerine ulaşma kısmı, 1000motorcu1000cocuk topluluğunundan İlker KUL ve Mehmet FIRIN’ın destekleriyle gerçekleştirildi.  Çocuklara deniz memelileri hakkında bilgi vermek ve merak ettikleri soruları cevaplamak adına ise Deniz Memelileri Araştırma Derneği’nden Marmara Üniversitesi lisans son sınıf öğrencisi Emine ULUSOY, Boğaziçi Üniversitesi doktora öğrencisi  Ayça ELEMAN ve İstanbul Üniversitesi yüksek lisans öğrencisi Berivan Elif ASLAN’dan oluşan ekibimizi hazır olarak beklemekteydi. Ayrıca Boğaziçi Üniversitesi doktora öğrencisi Dilek ŞAHİN de deniz kuşları hakkında bilgiler vererek, turumuzun daha da renklenmesine katkıda bulundu.

Sabah 8:45’de Kumkapı Limanı’nda ekip olarak çocuklar ve ailelerle buluştuk. Hızlı bir tanışma sonrasında heyecanla yunus gözlemi için tekneye yöneldik ve kaptanımız ve ekibi eşliğinde boğazın muhteşem sularına açıldık. Hem çocuklar, hem de aileler yunusları doğal ortamlarında görebileceklerinden ötürü çok heyecanlıydılar. Ayça ve Dilek, fotoğraf çekebilmek ve yunus gözlemi yapabilmek amacıyla teknenin alt kısmına yerleşti. Emine ve ben de çocuklarla beraber teknenin üst katına çıktık. Çocukların birbirleriyle kaynaşabilmesi sağlayabilmek amacıyla, sırayla isimlerini ve kaçıncı sınıfta olduklarını diğer arkadaşlarına söylemelerini rica ettik. Ardından Emine ile birlikte Marmara Denizi’ndeki üç yunus türü (Afalina,Tırtak, Mutur) hakkındaki bilgileri çocuklarla paylaştık. Biz anlattıkça çocuklar daha da heyecanla dinliyor ve merakla başka sorular soruyorlardı. Bir süre sonra aramızdaki iletişim, deniz memelileri üzerine tatlı bir sohbete dönüşmüştü. Sonrasında ufak bir mola verdik ve annelerinin bizim için pişirdiği leziz kek ve poğaçalardan tatdık. Molanın bitmesine yakın “YUNUUUUUSS” sesi ile hepimiz yunusların bulunduğu yöne doğru yöneldik. Bir grup Afalina çok yakın olmamakla beraber gözle seçilebilecek uzaklıkta, boğazın derin sularında karşımızda yüzmekteydi. Teknedeki heyecan ve mutluluk insanların yüzünden okunabiliyordu. Uzağımızdaki yunuslara odaklandığımızda ise, birkaç diğer afalina ve tırtak grubu tarafından çevrelendiğimizi fark ettik. Bir yandan yunuslar hakkındaki verileri kaydediyor, diğer yandan ise çocuklara yunuslar hakkında bilgiler aktarmaya devam ediyorduk. Bazen Boğaz’daki yoğun deniz trafiği ise onları gözden kaybetmemize neden oluyordu.

Yunuslarla geçirdiğimiz keyifli dakikalar ilerlerken; çocuklara, gittikçe artan evsel ve endüstriyel atıkların yarattığı kirliliğin ve deniz taşıtlarının oluşturduğu gürültünün yunuslar üzerindeki olumsuz etkilerinden bahsettik. Yanısıra turumuzun bir diğer önemli konusu olan, yunus parklarının zararları, yunuslar için nasıl bir esaret anlamına geldikleri ve insanlar tarafından desteklenmemeleri gerektiği konusunda da çocukları aydınlattık. Çocuklar, deniz kirliliğinin sadece deniz memelilerini değil, diğer deniz canlılarını da olumsuz etkilediğinin farkındalardı. Örnek olarak, deniz kaplumbağalarının plastik poşetleri besin maddeleri olan deniz anaları ile karıştırmaları sonucu ölebildiklerinden bahsettik.

Sonrasında çocuklara “Yunusları doğal ortamları olan denizlerde mi, yoksa yunus parklarında mı izlemenin daha keyifli olduğu?” sorusunu yönelttik ve hep bir ağızdan denizde, özgür ortamlarında yunusları gözlemlemenin en güzel ve doğru yol olduğunu haykırdılar. Yunuslar hakkındaki interaktif eğitimimiz devam ederken, Dilek de çocuklara gördüğümüz yelkovan kuşları ve akdeniz martılarını detaylarıyla tanıttı ve yine kirlilik, gürültü ve esaretin canlılar üzerindeki olumsuz etkilerinden söz etti.

Limana vardığımızda tekneden inmeden önce hatıra fotoğrafı çektirdik. Eşyalarımızı toparlayıp karaya ayak bastığımızda, gözlemin bitmesinden dolayı bir miktar üzüntülüydük. Kaptanımız ve ekibine bu güzel gün için teşekkürlerimizi sunduk ve çocuklara DMAD hazırladığı “Yunusları Keşfedelim” kitapçıklarıdan dağıttık. Çocukların yüzündeki memnuniyet ifadesi ile yunusları doğal ortamlarıyla başbaşa bıraktık ve bir sonraki aktivite için şimdiden planlarımızı yapmaya başladık.

Yunusları doğal yaşam alanlarında gözlemleyebilme fırsatını çocuklara sağlayabildiğimizden ve hafızalarında doğa bilinci ve doğa koruma adına faydalı bilgiler yerleştirebildiğimizden dolayı mutluyduk. Gelecek kuşaklarımız olan çocuklarımız için gerçekleştirdiğimiz bu ilk verimli aktivitemiz, daha büyük kitlelere ulaşabilme ve doğa sevgisini aktarabilme adına bize daha da cesaret verdi. Bir sonraki yunus gözlem turumuzda görüşmek dileğiyle.

_dmad

Add your Biographical Info and they will appear here.